Berber atı nedir, Berber atı ne demek

Berber atı; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İngiliz atının oluşumuna katılmış Kuzey Afrika kökenli at.

Berber atı anlamı, tanımı

Atı : Düğün bahşişi. [Bakınız: kazmak]

Berber : Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan veya bunu meslek edinen kimse, erkek berberi, perukar. Bu işin yapıldığı dükkân, erkek berberi, perukar.

İngiliz atı : 1. yüzyılın sonlarından itibaren yarış yeteneği yüksek olan İngiltere’nin yerli at ırklarıyla 30’un üzerinde Arap aygırı kullanarak kombinasyon melezlemesi yöntemiyle yarış yeteneği ve hız yönünden seleksiyon uygulanarak elde edilmiş, başı büyük ve uzun, kulakları sivri ve az hareketli, boynu uzun ve kuvvetli, cidago uzun kuvvetli ve yüksek, bedeni uzun ve yandan bakıldığında dikdörtgen şeklinde, 6 adet bel omuruna sahip, daha çok al ve doru seyrek olarak kır ve yağız donlarına rastlanan, iklime uyma yeteneği yüksek, yarış ve spor amaçlı yetiştirilen, at ırkları içinde en hızlı koşan bir at ırkı.

İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

İngili : Ağaç tepesi.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

 

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Katıl : Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

Kuzey : Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

İngil : Küçük baş hayvanlara takılan ip ya da kayış tasma: Köpek boğazındaki ingili kırmış. Çocuk başlığı ya da şapkanın çene altından geçen bağcığı. İplik. Kibir: Fatma nine çok ingillidir. Kuşku. Çok zayıf insan ya da hayvan. Sümük. Koyun ve kuzunun boynuna geçirilen tasma.

Kuze : Sansar.

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

İngi : Nezle. inme hastalığı. İnme.

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

 

At : Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

Diğer dillerde Berber atı anlamı nedir?

İngilizce'de Berber atı ne demek ? : barber horse