Birincil etki nedir, Birincil etki ne demek

Birincil etki; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Vücuda giren virulent tüberküloz bakterilerinin girdikleri bölgede yerleşerek üremeye başlamasıyla akciğer, bağırsak ve benzerleri organlarda oluşturdukları ilk lezyonlara verilen ad, primer efekt.

Birincil etki anlamı, tanımı

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Birincil : Sırada, önemde ilk yeri alan. Asli.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Primer efekt : Birincil etki.

Tüberküloz : Verem.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Tüberkül : [Bakınız: topuzcuk]. Tümsekçik biçimindeki küçük ve yuvarlak çıkıntı veya kabartılar. Mycobacterium tuberculosis etkenlerinin neden olduğu enfeksiyonda vücudun çevrelediği, sınırlandırdığı, küçük yuvarlak yumru veya şişkinlik. Şişkinlik, yumrucuk, kabartı.

Başlama : Başlamak işi.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

 

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Lezyon : Doku bozukluğu.

Primer : Birinci. Sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci derecedeki, birincil, ilk, esas. Yapay olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci, birincil, esas. DNA replikasyonu esnasında, DNA sentezinin başlayabilmesi için kalıp DNA’nın başındaki nükleotit dizisine antiparalel ve komplementer olarak sentezlenen RNA oligonükleotidi. Tek zincirli DNA’ya bağlanan kısa DNA veya RNA parçası.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Giren : Hafif bulutlu, sisli hava.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

 

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Diğer dillerde Birincil etki anlamı nedir?

İngilizce'de Birincil etki ne demek ? : primary effect