Dedektif oyunu nedir, Dedektif oyunu ne demek

Dedektif oyunu; Tiyatro alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tiyatro'daki anlamı:

Suçlunun ortaya çıkarılmasına dayanan oyun türü; karanlık bir olayı ele alıp gerekçe-sonuç zincirlemesi ve mantık düzeni ile çeşitli insanları kuşku altında bıraktıktan sonra en beklenmedik sonuca varan oyun çeşidi.

Dedektif oyunu tanımı, anlamı

Dedek : Çocuğun tay durması: Ahmet dedek duruyor, artık yürüyecek. Erzincan şehrinde, Kemah belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi

Dede : Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

Dedektif : Suç sayılan bir işi veya bu işi yapanı ortaya çıkarmakla görevli kimse, hafiye, polis hafiyesi.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

 

Beklenmedik : Beklenmeyen, umulmayan. Birdenbire, ansızın olan.

Zincirleme : Zincirlemek işi. Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül.

Çıkarılma : Çıkarılmak işi.

Karanlık : Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Işıksız.

Beklenme : Beklenmek durumu.

Zincirle : Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (Zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir).

Gerekçe : Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Dayana : Yenge.

Düzeni : İki tepe arasındaki düz yerler, vadi.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Mantık : Doğru düşünme sanatı ve bilimi. Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi, lojik. Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi.

 

Suçlu : Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim.

Mantı : İçine kıyma konularak küçük bohçalar biçiminde dürülen hamur parçaları. Bu hamur parçalarıyla hazırlanan yemek.

Varan : Bir olayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için birden başlayarak sıra ile sayıların başına getirilen bir söz.

Diğer dillerde Dedektif oyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Dedektif oyunu ne demek ? : detective play