Durgunluk ödemi nedir, Durgunluk ödemi ne demek

Durgunluk ödemi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kan akışının azalması veya yavaşlamasından ileri gelen, yerel veya genel olabilen ödem.

Durgunluk ödemi anlamı, kısaca tanımı

Durgu : Sekte. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü

Durgun : Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.

Durgunluk : Durgun olma durumu. Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon.

Ödem : Dokularda genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda ve bazı iç organlarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.

İleri gelen : Bir topluluğun önemli, sözü dinlenir, saygın kişisi.

Yavaşlama : Yavaşlamak işi.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

Yerel : Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

İleri : Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

 

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Gene : Yine.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Akış : Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.

Yava : Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. [Bakınız: yaba]. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kan : Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.

Diğer dillerde Durgunluk ödemi anlamı nedir?

İngilizce'de Durgunluk ödemi ne demek ? : stagnant oedema