Ehdetmek nedir, Ehdetmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Arapça kökenli ahd: ahdetmek; aklına koymak; yerine getirmek.

Ehdetmek anlamı, kısaca tanımı

Ahdetmek : Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

Ahdetme : Ahdetmek işi.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Getirme : Getirmek işi.

Koymak : Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Etkilemek, dokunmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Katmak, eklemek. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. İmza, tarih, adres yazmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.

Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

 

Koyma : Koymak işi.

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Ahde : Bosuboşuna, yok yere: Ahde çalıştığın ne oldu ya?.

Arap : Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

Aklı : Beyazı bulunan, beyaz renkli.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Ahd : Söz. Nikâh - ahd etmek. sözleşmek, anlaşmak; önceden bir söz üzerine yemin etmek. nikahlamak.

Diğer dillerde Eğrisel uzay anlamı nedir?

İngilizce'de Eğrisel uzay ne demek ? : curvilinear space