Galebe divanı nedir, Galebe divanı ne demek

Galebe divanı; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tarih terimi olarak anlamı:

Elçi kabulü ve kapıkulu ocaklarına ulufe dağıtılması nedeniyle toplanan gösterişli divan.

Galebe divanı anlamı, tanımı

Divan : Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser

Gale : İçerisinde kalıp yapılmış olan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklinde dizgi aleti.

Galebe : Yengi. Üstünlük, çokluk.

Gösterişli : Gösterişi olan. Görkemli.

Dağıtılma : Dağıtılmak işi.

Toplanan : Toplama işleminde toplamı oluşturan sayılardan her biri.

Kapıkulu : Osmanlılarda devletten ödenek alan, sürekli görev yapan atlı ve yaya askerlerden oluşan örgüt.

Gösteriş : Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.

Ocaklar : Balıkesir ilinde, Erdek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

 

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Ulufe : Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Kabul : Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Nede : Nerede. Nerede?.

Kapı : Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.

Elçi : Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse, sefir. Bir uzlaşma sağlamak veya iş bitirmek için birinin yanına gönderilen kimse. Peygamber. Kız istemeye gönderilen kimse, görücü, dünür. İki kişi arasında söz getirip götüren, bunu iş ve huy edinen kişi. Kız istemeye giden kimse veya heyet. Dünür - elçi taşi: elçi taşı, elçi makamı. Elçi. Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse. Bir uzlaşma sağlamak için birinin yanına gönderilen kimse. Yozgat ili, Çayıralan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Ocak : Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

Diğer dillerde Galea anlamı nedir?

İngilizce'de Galea ne demek ? : galea