Hafızali nedir, Hafızali ne demek

Hafızali; bitki bilimi alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm

Hafızali tanımı, anlamı

Hafız : Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse. Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse. Koruyan, saklayan

Hafıza : Bellek.

Altın sarısı : Altının rengi, altuni, altın rengi. Bu renkte olan.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Rengin : Renkli, parlak renkli. Güzel, hoş. Süslü.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.

Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

 

Parla : “Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın” anlamlarında kullanılan bir isim”.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.

Reng : Renk.

Kalı : Halı.

Seyr : Seyir, seyretme// seyr etmek: temaşa etmek.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Etli : İçinde et bulunan. Dolgun, kalın. Eti çok olan. Yenecek kısmı çok olan (meyve).

Diğer dillerde Haemophilus anlamı nedir?

İngilizce'de Haemophilus ne demek ? : haemophilus