Higromorf stoma nedir, Higromorf stoma ne demek
Higromorf stoma; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Sucul ortamlarda yaşayan bitkilerde fazla suyu atabilmek için stomaların epidermis yüzeyinden daha yakanda oluşmuş şekli.
Teknik terim anlamı:
Sucul ortamlarda yaşayan bitkilerde fazla suyu atabilmek için stomaların epidermis yüzeyinden daha yukarıda oluşmuş biçimi.
Higromorf stoma kısaca anlamı, tanımı
Higrom : Sıvı birikimi nedeniyle genişlemiş kist, kese veya bursa. Genellikle, kemik çıkıntıları üzerindeki deri altında sonradan biçimlenen kese benzeri yapıların içerisinde musinöz, kanamanın derecesine bağlı olarak sarıdan kırmızı renge değişen sıvı birikimiyle belirgindir. Basıncın nasır oluşturmadığı olgularda kalıcı dekübitis ülserleri, hematom ve sonunda higrom biçimlenir. Daha çok iri cüsseli köpeklerin dirseklerinin yanal yüzünde ve uyluk kemiğinin trokanter mayoründe ve kalça çıkıntısında görülür
Stoma : [Bakınız: gözenek]. Epidermis dokusunda bitkilerin gaz alışverişini yapan, yaprak dokusundan su buharının geçişini hızlandıran ve epidermis hücrelerinden farklı olarak klorofil içeren, böbrek biçimindeki iki hücrenin aralarında açıklık bırakarak oluşturdukları yapılar. Ağız, delik, açıklık.
Atabilmek : Atma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Epidermis : [Bakınız: üst deri]. Üst deri. Derinin yüzeyinde ektoderm kökenli, içten dışa doğru; bazal katman, spinozum katmanı, granulozum katmanı, lusidum katmanı ve korneum katmanı olmak üzere beş katmandan oluşan çok katlı yassı katman. Keratinleşme gösteren bu katmanlarda derinin ince ve kalın oluşuna bağlı olarak stratum lusidum bulunmayabilir. [Bakınız: üst-deri].
Atabilme : Atabilmek işi.
Epiderm : Üst deri.
Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).
Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.
Yakan : Çağlayan.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
Sucul : Suyu seven, suya düşkün. Suyu çeken, hidrofil, hidrofilik.
Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.
Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun anlamında kullanılan bir isim.
Yuka : İnce açılmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Zayıf, ince, dayanıksız, hafif. İnce, sığ. [Bakınız: yufka]. İncelikli, duyarlı kimse. Hoppa. İnce, dayanıksız. Yufka. 1.Yufka (ekmek). İnce, incecik. Derin olmayan, sığ.
Diğer dillerde Higromorf stoma anlamı nedir?
İngilizce'de Higromorf stoma ne demek ? : hygromorphic stoma

Bu kısımda Higromorf stoma nedir? Higromorf stoma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Higromorf stoma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Higromorf stoma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.