İkinci derece kalp bloku nedir, İkinci derece kalp bloku ne demek
İkinci derece kalp bloku; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kalpte kulakçıklardaki uyarımların, his demetinde geciktirilmesi sonucu iki veya üç kulakçık atımından sonra bir karıncık atımının gerçekleştiği olay. EKGde P dalgasından sonra QRS kompleksi görülmez, karıncıkların her atımına karşılık kulakçıklarda iki, üç atım olmakta, 2:1, 3:1 ritmi gelişir.
İkinci derece kalp bloku anlamı, kısaca tanımı
Blok : Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan
Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.
Kalp : Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.
Geciktirilme : Geciktirilmek işi.
His demeti : Atriyoventriküler demet.
P dalgası : Kalp döngüsünde, depolarizasyonun sino-atriyal düğümden kulakçıkların tamamına yayılışını gösteren EKG dalgası. Kulakçık kasılmasından kısa bir süre önce çizilir. Bu dalganın ilk yarısı sağ atriyumun, ikinci yarısı sol atriyumun depolarizasyonunu gösterir.
Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
Kulakçık : Kalbin üst bölümünde bulunan, sağdaki ana toplardamarlardan ve soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı.
Karıncık : Vücudun çeşitli organları içinde bulunan boşluk. Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden vücuda pompalanacak kanı alıp vücuda göndermeye yarayan iki boşluk.
Kompleks : Karmaşık. Karmaşa. Vitamin ya da proteinlerin oluşturduğu bileşik. Karmaşıklık, karmaşa. Aynı ekonomik etkinliği gerçekleştiren sanayinin tesisler bütünü, kuruluşlar bütünü.
Kulakçı : Kulak, burun, boğaz hekimi.
Görülme : Görülmek işi.
Komple : Dolu. Bütünü aynı şeyden olup bir takım oluşturan. Üstün nitelikleri kendinde toplayan, mükemmel. Eksiksiz, gerekli her şeyi tamam olan, tam.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
Uyarım : Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki, tembih. Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kasta, salgı bezinde olan açık veya gizli değişme.
Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.
Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.
Gecik : Dizkapağı. Süslü, güzel, zarif, şık (kimse). Uyuz hastalığı.
Diğer dillerde İkinci derece kalp bloku anlamı nedir?
İngilizce'de İkinci derece kalp bloku ne demek ? : second degree heart block, incomplete heart block

Bu kısımda İkinci derece kalp bloku nedir? İkinci derece kalp bloku ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İkinci derece kalp bloku tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İkinci derece kalp bloku hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.