İstinga basmak nedir, İstinga basmak ne demek

Teknik terim anlamı:

Balık sürülerinin etrafını ağla çevreledikten sonra balıkların kaçmalarını önlemek için ağı alttan büzmek amacıyla istiğna halatının toplanması işlemi.

İstinga basmak kısaca anlamı, tanımı

İsti : Sıcak, kaynar. Sabibi. [Bakınız: isdi]. Sıcak rüzgâr

Basma : Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

Basmak : Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

İstinga : Yelkenleri toplamak için kullanılan halat.

 

Toplanma : Toplanmak işi.

Balıklar : Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

 

Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.

İstiğna : Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. Doygunluk, gönül tokluğu.

Büzmek : Buruşturarak, sıkıştırarak veya kıvrım yaparak bir şeyin alanını ve hacmini küçültmek. Kısmak.

Önleme : Önlemek işi.

Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Kaçma : Kaçmak işi, firar.

Etraf : Yanlar, taraflar. Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Halat : Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.

Büzme : Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Diğer dillerde İstinga basmak anlamı nedir?

İngilizce'de İstinga basmak ne demek ? : encircling