Juglone nedir, Juglone ne demek
Juglone; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.
Kimya'da terim anlamı:
Formülü C10H6O3, mol kütlesi 174,2 g, e.n. 153 °C olan , Avrupa cevizi juglons regra kabuğundan elde edilerek suda çözünmeyen, teramisin eldesinde kullanılan kahverenkli prizma yapıda kristal bir madde.
Juglone anlamı, tanımı
Mol kütlesi : Molekülü oluşturan atomların kütlelerinin toplamı
Kristal : Billur. Billurdan yapılmış.
Çözünme : Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.
Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.
Krista : Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde ATP sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. Çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir. İç mitokondri zarının kendi içine doğru katlanması. İbik, ibik biçiminde çıkıntı. Kemiklerde dik ve sarp kenar. Bir organel olan mitokondriyonun iç zar katlanmaları.
Prizma : Işınları saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen cisim. Alt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden, yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim, menşur, biçme.
Kütle : Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.
Teram : Dayanma gücü.
Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.
Ceviz : Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
Kahve : Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Suda : Baş ağrısı.
Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Form : Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Priz : Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva.
Mol : Ev. -gil anlamında çoğul eki : Hasanmola gittik. Ağaç sürgünü, fışkın. Ağaçların ince dalları. Hayvanlara yedirilmek için toplanan, kayın, kestane, kızılağaç, fındık ve benzerleri ağaçların yaprakları. Melez köpek. Sürgün. Bir Avogadro sayısınca molekül içeren özdek niceliği. Avogadro sayısı kadar tanecik içeren madde miktarı. Karbon-12'nin 0,012 kg.'ında bulunan atom sayısı kadar molekül içeren madde miktarı. Avogadro sayısı. Bir maddenin gram olarak molekül ağırlığı veya gram olarak atom ağırlığı.
Diğer dillerde Juglone anlamı nedir?
İngilizce'de Juglone ne demek ? : juglone

Bu kısımda Juglone nedir? Juglone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Juglone tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Juglone hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.