Kırma biti nedir, Kırma biti ne demek

Teknik terim anlamı:

Kınkanatlılar takımından olup, kırık tanelerden başka, un, makarna, bisküvi çeşidinden yiyeceklere de üşüşebilen, kırmızımsı kahverengi ve 3-4 mm. boyunda ambar böceği.

Kırma biti kısaca anlamı, tanımı

Kırma : Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan

Kınkanatlılar : Birinci çift kanatları sert, boynuzsu, ikinci çift kanatları zarsı, ağız parçaları çiğneyici, tambaşkalaşma gösteren böcekler dizisi. (25.000 türü sayılmıştır. Bitkiler ve ev eşyası için zararlı olanlardan başka, az sayıda, insanlarla hayvanların dış asalağı olarak yaşayanları da vardır. Ayrıca kimi türleri, başka asalaklara, özellikle türlü solucanlara arakonakçı olarak önem taşırlar.). (Coleoptera), Çokgözeli hayvanlardan eklembacaklılar (Arthropoda) dalının gerçek-eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt-dalının böcekler (İnsecta) sınıfının kanatlılar (Pterygota) alt-sınıfına giren bir takımı. Büyüklük, biçim ve renk bakımından oldukça geniş değişiklikler gösterirler. Orta-göğüs bölütü büyüktür. Ön kanatlar elitra denen kın biçimindeki kanat örtülerine değişmişlerdir. Bazen elitralar bulunmayabilir. Ard kanatlar uçmayı sağlar ve zar gibidir. Ağız parçaları çiğneyici tipdir. Gelişmede tüm-başkalaşma vardır. Çok türü vardır. Altın böcek (Cetonia aurata), uğur böceği (Coccinella septempunctata), Mayıs böceği (Melolontha vulgaris), ateş böceği (Lampyrus noctiluca), un böceği (Tenebrio molitor), kürk böceği (Attagenus pellio), buğday böceği (Calandra granaria), geyik böceği (Lucanus cervus), mercimek böceği (Bruchus lentis), su böceği (Hydrophilus caraboides) lomeküze (Lomechusa), girinus (Gyrinus), klaviger (Claviger), pislik böceği (Ateuchus sacer) bu zengin familyanın en iyi bilinen tür ve cinsleridir.

 

Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.

Kırmızımsı : Rengi kırmızıyı andıran, kırmızıya benzeyen, kırmızı gibi, kırmızımtırak.

Kınkanat : Kınkanatlılar dizisine bağlı böceklerin, gövdeyi korumakla görevli ve çok sert yapıda birinci çift kanatları.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Makarna : İrmik veya una yumurta karıştırılarak hazırlanmış türlü biçimlerdeki kuru hamur. Bu hamurdan yapılmış olan yemek. İtalyan lireti.

Bisküvi : Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.

Kırmı : Kene.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

 

Ambar : Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

Kırık : Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

Kahve : Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

Yiye : Zarar verici, obur (hayvan). Sahip. Eğe.

Diğer dillerde Kırma biti anlamı nedir?

İngilizce'de Kırma biti ne demek ? : confused flour beetle