Karşılar nedir, Karşılar ne demek

Karşılar; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Tunceli ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Karşılar ile ilgili Cümleler

    Karşılanma ile ilgili Cümleler

    • Saygısızlığınız hoş karşılanmayacak.
    • Saygısızlığınız hoş karşılanmayacak diye askere gitmeden önce söylemiştim hatırladın mı?
    • Makul isteklerimin karşılanması beni daha efektif kılar.
    • Tom'un orada sıcak karşılanmadığını farketmesi uzun zaman almadı.
    • Araştırmalar, temel barınma ve gıda ihtiyaçları karşılanır karşılanmaz, ilave zenginliğin mutluluğa çok az şey kattığını gösteriyor.
    • Yalanlarınız hoş karşılanmayacak.
    • Kızlar hoş karşılanmaz.
  • On Mayıs öğleden sonra üçte, pazartesi gün beni Tokyo İstasyonunun Yaesu merkez kapısında karşılar mısın?
  • Umarım anlayışla karşılarsınız.
  • Gelemezsen anlayışla karşılarız.
  • Onun taleplerini karşılarım.
  • Onlar nükleer güce karşılar.
  • Bugün akşam saat altıda onu karşılarım.
  • Karşılarına çıkıp nasıl özür dilerim?
  • O bugün akşam saat altıda beni karşılar.
  • Mariko'nun anne babası, onun bir Amerikalı ile evlenmesine kuvvetle karşılar.
  • Sanırım sigorta bunu karşılar.
  • İnsanları hep böyle mi karşılarsınız?
 

Karşılar ile ilgili Atasözü veya Deyim

karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar : “kişi çalışıp kazanabildiği zamanı boş geçirmemeli, çalışamayacağı günler için geçimini sağlayacak varlık edinmelidir” anlamında kullanılan bir söz.

Karşılar tanımı, anlamı

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Tunceli : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Tuncel : Tunç gibi güçlü eli olan kimse.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

 

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Karşılanım ilkesi anlamı nedir?

İngilizce'de Karşılanım ilkesi ne demek ? : correspondence principle