Kazancılı nedir, Kazancılı ne demek

Kazancılı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ordu kenti, Perşembe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Samsun kenti, Ayvacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kazancılı anlamı, kısaca tanımı

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Kazancı : Kazan yapan, satan veya onaran usta. Kazanı ateşleyen kimse, ateşçi.

Kazancılık : Kazancının yaptığı iş.

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Perşembe : Çarşamba ile cuma arasındaki gün. Ordu iline bağlı ilçelerden biri.

Ayvacık : Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Samsun iline bağlı ilçelerden biri.

Samsun : Savaşta kullanılan köpek. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

 

Kent : Şehir. Site.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Ordu : Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Çok sayıda insan, kalabalık. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü.

Diğer dillerde Kazan nipeli anlamı nedir?

İngilizce'de Kazan nipeli ne demek ? : boiler nipple