Kenodezoksikolik asit nedir, Kenodezoksikolik asit ne demek

Kenodezoksikolik asit; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Birincil safra asitlerinden, genellikle glisin veya taurinle birleşerek safra tuzu oluşturan ve yağ emilimini ve kolesterol atılımını kolaylaştıran bir asit.

Kenodezoksikolik asit anlamı, kısaca tanımı

Asit : Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız

Birincil safra asitleri : Safra asitleri.

Safra asitleri : Safrada bulunan, karaciğerde salgılanan ve safra kesesinde biriktirilen kolik asit gibi asitlere verilen genel ad. Bu tür asitler steroitler olup hidroksil ve karboksil grubu ile sonlanan beş karbon atomlu bir yan zincire sahiptirler. Kolik asit insan safrasında en çok bulunan bir asittir. Diğerleri deoksikolik ve litokolik asitlerdir. Bu asitler safrada serbest bulunmayıp amino asitlere bağlıdırlar. Steroit bir çekirdek ve 1. karbonunda bir karboksil grubu taşıyan 5 karbonlu yan zincire sahip kolanik asidin hidroksilli türevi olan ve karaciğerde kolesterolden üretilerek önce birincil safra asitleri olan kolik asit ve kenodeoksikolik aside daha sonra ise ince bağırsak bakterileri tarafından ikincil safra asitleri olan deoksikolik asit ve litokolik asite dönüştürülen ve yağların yüzey gerilimini azaltıp emülsiyonuna yol açarak sindirilmesini ve emilimlerini sağlayan maddeler.

 

Kolesterol : Kanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol, kolesterin.

Birincil : Sırada, önemde ilk yeri alan. Asli.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Glisin : Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollagen ve elâstin gibi proteinlerin yapısına giren en basit amino asit. Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollajen ve elastin gibi proteinlerin yapısına giren en basit aminoasit, aminoasetik asit. Genelde beyin sapı ve omurilik sinapslarında salınan, inhibitör işlev yapan, sembolü Gly ve G olan alifatik ve hidrofobik yan zincirli nörotransmiter esansiyel olmayan bir amino asit.

Atılım : Atılma işi. Herhangi bir konuda ilerleme çabası. Hızla ilerleme, hamle, savlet. Sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan atılış, atak, hücum. İleri atılma.

Taurin : Lipitlerin sindirim için çözünmesini ve emilmesini sağlayan, asit özellikte, ilk kez tosunların safrasından elde edilen, kediler başta olmak üzere kimi türlerde esansiyel özellikte, sülfür içeren, birçok dokuda bulunan bir amino asit, 2-aminoetanesulfonik asit. Yetersizliği sonucu kedilerde kalp damar sisteminde ve gözde patolojik değişimlerle birlikte üreme faaliyetlerinde gerileme ve bağışıklık sisteminde baskılanma biçimlenir.

Emilim : Sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitelyum hücreleri tarafından emilmesi. Bir maddenin diğer bir maddenin içine alınması, absorbsiyon. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. Işınların madde tarafından tutulması.

 

Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.

Safra : Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Kolay : Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.

Atılı : Atılmış, ertelenmiş, tehirli.

Atıl : Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.

Kole : Köle. Hizmetkâr.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Gene : Yine.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Diğer dillerde Kenodezoksikolik asit anlamı nedir?

İngilizce'de Kenodezoksikolik asit ne demek ? : chenodesoxycholic acid