Lüsiferin nedir, Lüsiferin ne demek

Lüsiferin; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Işık veren bileşik. Derin deniz balıkları, sölenterler, ateş böceği gibi organizmalarda enzimle okside olunca ışık çıkaran biyolüminanstan sorumlu madde.

Lüsiferin tanımı, anlamı

Derin deniz : Aradenizlerin, geniş yer kaplayan ve derinliği 2000-6000 m. arasında değişen kesimlerine verilen ad

Sölenterler : Bitkimsi hayvanlardan deniz analarını, sifonluları ve mercanları içine alan önemli bir bölüm. Çok hücrelilerin (Metazoa), gerçek çok hücreliler (Eumetazoa) bölümünden, ışınsal simetrili, tek vücut boşluğu (sölenteron) bulunan, ağızla dışarı açılan endoderm (gastrodermis) ile ektodermden (epidermis) oluşan bir vücut duvarı bulunan, iki tabaka arasında genellikle hücresiz, jelâtinli bir mezoglöaya sahip, tek ya da koloni hâlinde, sabit ya da serbest hâlde yaşayan, knidliler (Cnidaria) ve ktenoforlar (Ctenophora) filumlarını kapsayan alt bölüm. Çok hücrelilerin (Metazoa), gerçek hücreliler (Eumetazoa) bölümünden, ışınsal simetrili, tek vücut boşluğu bulunan, tek veya koloni hâlinde, sabit veya serbest hâlde yaşayan, knidliler (Cnidaria) ve ktenoforlar (Ctenophora) şubeleri olan alt bölüm.

Ateş böceği : Kın kanatlılardan, karanlıkta ışıldama özelliği olan böcek, yıldız böceği, yıldız kurdu (Lampyris noctiluca).

 

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Balıklar : Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

 

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Sorumlu : Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul.

Okside : “Paslandırmak” anlamındaki okside etmek, “paslanmak” anlamındaki okside olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Sorum : Sorumluluk.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Enzim : Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Oksi : Oksijen köprüsünü (-O-) gösteren ön ek, ara ek, son ek. Örneğin ; etoksi, metoksi, vb.

Diğer dillerde Lüsiferin anlamı nedir?

İngilizce'de Lüsiferin ne demek ? : luciferin