Mıknatıssal ucaylanım nedir, Mıknatıssal ucaylanım ne demek

Mıknatıssal ucaylanım; Fizik alanında kullanılan bir terimdir.

Fiziksel anlamı:

Ucaylı ışığa etkin olmayan bir özdeği, mıknatıssal alan içine koyarak etkin duruma getirme.

Mıknatıssal ucaylanım tanımı, anlamı

Mıknatıssal : Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili. Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili

Mıknatıssal ucay : Bir mıknatısta, mıknatıssal kuvvet etkiIerinin yoğunlaştığı belli olan, uçlarına yakın iki nokta; bir mıknatıs, özgürce devinecek biçimde aşılırsa bu ucayların biri kuzeye, öteki güneye döner ve ucaylar buna göre adlandırılırlar.

Ucay : Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. Bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri.

Ucaylanım : Doğal ışığın, titreşimleri bir düzlem içinde olan ışığa çevrilmesi. Bir özdeciğin artı ve eksi yük özeklerinin ayrılma süreci. Bir gözenin üşeklerinde uçun birikimi yüzünden gerilim tatarının ve akınım düşmesi.

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

 

Mıknatıssal alan : Bir mıknatısın, çevresinde, mıknatıssal kuvvetlerin etkin olduğu uzay bölgesi.

Getirme : Getirmek işi.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

İçine : İçin edatı.

Koyar : İki akarsuyun birleştiği yer.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Koya : Bırak.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Mıknatıssal ucaylanım anlamı nedir?

İngilizce'de Mıknatıssal ucaylanım ne demek ? : magnetic polarization