Mecazlar nedir, Mecazlar ne demek

Mecazlar; Edebiyat alanında kullanılan bir kelimedir.

Edebi anlamı:

(Söz sanatı terimi) Kelime yanaçlarının bir kolu ki öz anlamları dışında kullanılan kelime veya deyimlerden ibarettir. (bk. Addeyişi, Değişleme, Dolaylı adlama, İğretileme, Kapsamlama, Kaydırma, Orunalma, öteleme).

Mecazlar anlamı, tanımı

Mecaz : Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor

Kelime yanaçları : (Söz sanatı terimi) Mecazları ve yapı yanaçlarını içine alan yanaç türleri.

Dolaylı adlama : (Söz sanatı terimi) Bir cins ismiyle özel bir adı veya özel bir adla bir cinsi anlatma yolu. Peygamberin zamanında. Hoca merhumun fıkraları. O, ne yezittir o. Firavunluğu tuttu, gibi.

Kapsamlama : Aralarında cinsle tür, tümle parça gibi karşılıklı ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. "Fânilerin en bathıyarı" derken fâni olan bir çok şeyler arasından insanları kastetmek gibi. (Söz sanatı terimi) Aralarında cinsle tür, tümle parça, çoğullukla tekillik gibi miktar bakımından karşılıklı ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatmadan ibaret bir çeşit addeğişi. “Fânilerin en bahtiyarı. Henüz yirminci baharında iken. İnsan ne garip mahlûktur” gibi. Bu misallerde “Fâniler” sözü fâni olan bir çok şeylerden yalnız insanları anlatmak için, “Bahar” ise bir parçası olduğu yıl yerine, “İnsan” da tekil olduğu halde çoğul anlamiyle kullanılmıştır.

 

Söz sanatı : Sözün veya yazının ifade temizliğini, güzelliğini, etkenliğini sağlamak için baş vurulan yolları inceleyip kurallara bağlıyan sanat.

İğretileme : [Bakınız: deyim aktarımı]. (Söz sanatı terimi) Açık ve kapalı iğretilemenin ortak adı. Bunlara bak.

Kaydırma : Kaydırmak işi. Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birdenbire değiştirme. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere hareket ettirilmesi.

Yanaçlar : (Söz sanatı terimi) Bir fikri daha canlı ve renkli anlatmak için alışılmış yollardan saparak kelimelerin diziminde veya anlamında yapılan değişiklikler. (bk. Yapı yanaçları ve kelime yanaçları).

Dolaylı : Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt.

Öteleme : Ötelemek işi. Bir cismin, bütün noktalarının eşit, paralel ve yöndeş yollar çizmesiyle beliren hareketi, intikal.

İğreti : âriyyet. -alan: âriyyet alan, müsteir. -söyleşmesi: âriyyet akdi. -veren: âriyyet veren, muir. -verme: iâre (bk. âriyyet). (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti olarak alınan kelime.

Kapsam : Sınırları içine başka konuları veya anlamları alma durumu, şümul. Kaplam.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

İbaret : Oluşan, meydana gelen.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

 

Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Yanaç : Karşı. Yan, yakın. [Bakınız: yamaç]. Küçük su kurdu. Yön, taraf.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Deyim : Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

Diğer dillerde Mecazlar anlamı nedir?

Fransızca'da Mecazlar nedir ? : tropes