Melanofor nedir, Melanofor ne demek
Melanofor; Anatomi, Veteriner, Zooloji, Biyoloji alanlarında kullanılan bir terimdir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Derinin stratum bazale katmanı altında bağ dokuda bulunan ve dendritik uzantıları keratinositlerle ilişkili melanini emen hücre, melanofaj.
Zooloji'deki anlamı:
Kara ya da kahverengi pigmenti yani melanini kapsayan renk gözesi.
Biyoloji'deki anlamı:
Genellikle epidermiste bulunan ve melânin pigmenti kapsayan hücreler.
Teknik terim anlamı:
Melanin pigmenti içeren makrofaj, melanofaj.
Melanofor tanımı, anlamı
Keratinosit : Epidermiste bol bulunan ve keratin sentezleyen esas epitel hücreleri. Epidermisin keratin oluşturan hücreleri. Epidermiste bol bulunan ve keratin sentezleyen hücre.
Renk gözesi : (karşılık: pigment gözesi, kromatofor), İçinde renk maddesi taşıyan göze. Sempatik sinir sisteminin ya da hormonlarının ya da her ikisinin birlikte etkisi altında renk maddesi toplu veya dağınık halde tutularak deri renginde değişmeler meydana getirilebilir.
Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.
Epidermis : [Bakınız: üst deri]. Üst deri. Derinin yüzeyinde ektoderm kökenli, içten dışa doğru; bazal katman, spinozum katmanı, granulozum katmanı, lusidum katmanı ve korneum katmanı olmak üzere beş katmandan oluşan çok katlı yassı katman. Keratinleşme gösteren bu katmanlarda derinin ince ve kalın oluşuna bağlı olarak stratum lusidum bulunmayabilir. [Bakınız: üst-deri].
Melanofaj : Melanofor.
İlişkili : İlişkisi olan.
Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.
Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.
Stratum : Kat, tabaka.
Dendrit : Uyartıları (impuls) hücre gövdesine taşıyan, sinir hücrelerinin dallanmış sitoplâzmik uzantıları. Uyarıları hücre gövdesine taşıyan, sinir hücrelerinin dallanmış stoplazmik uzantıları, sinir hücresinin kısa olan uzantısı. Sinir hücresi gövdesinden çıkan, bir veya birden fazla sayıda, uyarıları diğer sinir hücrelerinden veya çevreden alıp perikaryona ileten, miyelin içermeyen oluşumlar, dendron. Sinir gözesinin ağaç dalı biçiminde olan ince uzantıları olup uyarmaları sinir gözelerine iletmeye yarar.
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Epiderm : Üst deri.
Melanin : Endojen pigmentlerinden olan, melanosit adı verilen dentritik hücreler tarafından yapılan, hücreler içinde veya arasında kahverengi veya siyah küçük granüller hâlinde bulunan madde. Vücutta deri, kıl ve göze renk veren hücre içi veya hücreler arasında bulunan, kahverengimsi-siyah tanecikli, melanosit adı verilen dentritik hücreler tarafından üretilen, iç kaynaklı bir pigment. Kara ya da koyu kahverengi olan ve hayvanlarda bulunan bir pigment. Tirozinaz enzimi ile tirozinden meydana gelen, hayvanın derisine renk veren, bitkilerde de bulunan, siyah, kahverengi pigmentler.
Keratin : Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde.
Pigment : Boyar madde.
Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.
İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.
Uzantı : Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Diğer dillerde Melanofor anlamı nedir?
İngilizce'de Melanofor ne demek ? : melanophore, melanophorocytus


Bu kısımda Melanofor nedir? Melanofor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Melanofor tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Melanofor hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.