Para alma nedir, Para alma ne demek

Para alma; Maliye alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Alacaklısına ilişkin bir paranın yasal temsilcisi ya da yetkili bir başka kişi tarafından borçlusundan alınması.

Para alma ile ilgili Cümleler

  • Kirasını ödemek için Tom'un ödünç para almak zorunda olduğundan eminim.
  • Ali artık Mary'den ödünç para almaması gerektiğini biliyor.
  • Biraz para almak zorundayım.
  • Para almanın bir yolu onu ödünç almaktı.
  • Bankadan biraz daha para almak zorunda kalacağım.
  • Ali Mary'ye hiç kimseden ödünç para almamasını tavsiye etti.
  • Edo sakinleri için yılın ilk palamudu borç para almak anlamına gelse bile alınması gereken bir şeydi.
  • Bunun için herhangi bir para almam.
  • Kesinlikle yapmak istemediğin bir şey Tom'dan ödünç para almaktır.
  • Onlardan boşuna büyük bir miktarda ödünç para almaya çalıştı.
  • Ali Mary'den o kadar çok ödünç para almamalıydı.

Para alma ile ilgili Atasözü veya Deyim

açıktan para almak : bir iş veya mal için, kararlaştırılmış ücret veya değer dışında para almak.

beş para almamak : hiç para almamak.

Para alma anlamı, kısaca tanımı

Alma : Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

 

Yeniden para alma : Parayı yeniden geri alma.

Temsilci : Hak ve görev bakımından birinin veya bir topluluğun adına davranan kimse, mümessil. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen ve çoğunlukla yasal çalışma yeri ve elinde malı olmayan kimse. Benzerlerine örnek olan kimse veya şey.

Alacaklı : Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Temsil : Birinin veya bir topluluğun adına davranma. Söz gelişi. Özümleme. Oyun.

Borçlu : Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.

Alacak : Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

Alınma : Alınmak işi.

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Alaca : Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

 

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Paran : Bayramdan bir gün önce yakılan ateş.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Yasa : Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.

Diğer dillerde Para alma anlamı nedir?

İngilizce'de Para alma ne demek ? : encashment