Prosessus korakoideus nedir, Prosessus korakoideus ne demek

Prosessus korakoideus; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Tuber scapulae’nin orta yüzünde, karga kemiğinin gelişmemiş kalıntısı olan çıkıntı.

Prosessus korakoideus anlamı, tanımı

Kora : Başlıca belirtisi kısa, çabuk, değişken yapıda irade dışı hareketler olan bir hastalık. Olgunlaşmamış üzüm, koruk. Anahtar. Kilit. Kapı mandalı, sürgü. Çivi. Uzun konçlu çorap. Bir parça, bir süre : Haydi çocuklar bir kora daha uyuyun. Ev sıvandıktan sonra duvarın altına bir sıra çekilen renkli sıva. Eski. Boyunduruğu sabana bağlayan zincirin takıldığı yer. Karda açılan ince yol, iz. Tırpan. Kapı kilidi. Karda açılan ince yol

Korak : Karda açılan ince yol, iz. Bakırcıların kullandıkları küçük demir örs. Ağaç mandallı kapı.

Korako : Karga, kuzgun, koraks.

Korakoideus : Karga gagasına benzeyen.

Prosessus : Çıkıntı, uzantı, bir şeyin devamı.

Proses : Süreç.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

 

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Tuber : Tümsek, yumruk biçiminde çıkıntı.

Karga : Kargagillerden, kanatları geniş, tüyleri kara renkte, tarla ve bahçelere çok zarar veren kuş (Corvus). Yelkenleri toplama. Bir şeyin asıl durumunu yitirerek baş aşağı olması.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

Geliş : Gelme işi.

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Kalı : Halı.

Çıkı : Çıkın.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

Diğer dillerde Prosessus hemalis anlamı nedir?

İngilizce'de Prosessus hemalis ne demek ? : processus hemalis