Sindirim bozukluğu nedir, Sindirim bozukluğu ne demek

Sindirim bozukluğu; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Besinlerin emilecek kimyasal yapılar durumuna gelene kadar olan süreçteki herhangi bir bozukluğu sonucu sindirimin tam olmaması, maldigesyon.

Sindirim bozukluğu anlamı, tanımı

Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi)

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Buzağıların sindirim bozukluğu : Daha çok 1-1.5 aylık buzağılarda, genellikle gıdaya bağlı, ön midelerde genişleme ve/veya abomazitis, nüksedici timpani, gelişme geriliği, iştahsızlık ve ishalle seyreden bir sendrom, buzağıların inappetenzi, buzağıların indigesyonu, buzağıların süt indigesyonu, anoreksiya vitulorum, indigesyones vitulorum.

Sindirim bozukluğu sendromu : Safra asitleri eksikliğinde veya ince bağırsak mukozasının sindirim enzimlerinin, pankreas fermentlerinin etkinliklerinin veya üretimlerinin azalması nedeniyle oluşan sindirim bozukluğu, maldigesyon sendromu.

 

Maldigesyon : Sindirim bozukluğu.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Kimya : Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim. Uyum. Üstün özellikler taşıyan çok değerli şey.

Süreç : Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

 

Diğer dillerde Sindirim bozukluğu anlamı nedir?

İngilizce'de Sindirim bozukluğu ne demek ? : maldigetion