Sorun çözme nedir, Sorun çözme ne demek

Sorun çözme; Eğitim, Sosyoloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Eğitim alanındaki anlamı:

Yeni olay ya da durumlar karşısında var olan ilişkileri ortaya çıkarma, yeni ilişkiler kurma ve güdülen amaca göre belli bir sonuç elde etme işi.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Karmaşık bir durumla karşılaşan bireyin, bu durumun üstesinden gelip amaca ulaşabilmesi için göstermesi gereken girişim ve ansal bileştirme yeteneği.

Sorun çözme anlamı, tanımı

Çözme : Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez

Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.

Sorun : Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.

Sorun çözme yeteneği : Sorunların çözümünde söz konusu olabilecek olanaklar arasında amaca ulaşmakta en etkili olanları seçme yeteneği.

Sorun çözme yöntemi : Sorunu anlama ve tanımlama, varsayımsal bir çözüm biçimi tasarlama, bu çözüm biçimini doyurucu kanıtlar buluncaya değin deneme gibi etkinlikleri kapsayan düşünme ve uygulama yolu.

Ulaşabilme : Ulaşabilmek işi.

 

Bileştirme : Bileştirmek işi. Kimi kişilerde görülen ve bir duyu örgeniyle sağlanan algıları başka bir duyu örgeni ile sağlananlarla birleştirip kaynaştırma eğilimi. (Renkli işitmede olduğu gibi.). Bir kaynaktan sağlanan resme başka bir kaynaktan sağlanan resmi katarak gerçekleştirilen ve örtülü bileştirme ile elektronik örtülü bileştirme olarak iki çeşidi bulunan özel etki. Çeşitli ses kuşaklarındaki seslerin tek bir kuşak üzerinde toplanması. Çeşitli ses oluklarından gelen seslerin tek bir çıkış için birleştirilmesi. Çözümleme yoluyla soyutlanan parçaların, özelliklerin ve ilişkilerin tek bir bütün içinde birleştirilmesi işlemi.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Karmaşık : İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike.

Var ola : Olsa gerek.

Girişim : Bir işe girişme, teşebbüs. İki veya daha çok dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayı.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

Üstesi : Üstelik olarak ödenen, üste ödenen.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

 

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Bireyi : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Kurma : Kurmak işi. Prefabrik.

Ansal : An etkinliğinin ürünü olan kavramsal işlevlere ilişkin.

Diğer dillerde Sorun çözme anlamı nedir?

İngilizce'de Sorun çözme ne demek ? : problem solving