Spasyum retroperitoneale nedir, Spasyum retroperitoneale ne demek

Spasyum retroperitoneale; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Karın zarıyla vücut boşluğu duvarı arasındaki bağ dokusal aralık.

Spasyum retroperitoneale tanımı, anlamı

Retro : Latince geriye doğru anlamına gelen ön ek

Retroperitoneal : Karın zarı arkası, karın zarının arkasında bulunan.

Spasyum : Aralık, mesafe, boşluk.

Vücut boşluğu : Sölom boşluğu; iç organların içinde bulunduğu vücut duvarının iç bölgesi ile sindirim kanalının dış bölgesi arasında kalan boşluk.

Karın zarı : Karın boşluğunun içini, bu boşluğun içinde bulunan bağırsakları, öbür organları kaplayan ve tutan zar, periton.

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

Aralık : Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

 

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Dokus : Dokuz.

Aralı : Uzak: Bu iki taş birbirine çok aralı. Aralıklı, uzak. Uzak.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Zarı : Evet, olasılıkla. Her halde, evet öyle.

Duva : Dua.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.

Bağ : Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

 

Diğer dillerde Spasyum retroperitoneale anlamı nedir?

İngilizce'de Spasyum retroperitoneale ne demek ? : spatium retroperitoneale