Tuberkulum kosta nedir, Tuberkulum kosta ne demek

Tuberkulum kosta; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kaburga kemiğinin üst ucunda görülen ve aynı numaralı sırt omurunun proc. transversus'u ile eklemleşen tümsekçik.

Tuberkulum kosta anlamı, tanımı

Kosta : Kaburga, damar veya benzeri yapılar. Böceklerin kanatlarının ön kenarına paralel uzanan büyük boyuna damar. 3,Ctenophora'da yüzmeye yarayan kısmı. 4.Trichomonatidae'de dalgalı zarın kaidesindeki yapı. Böceklerin kanatlarının ön kenarına paralel uzanan büyük boyuna damar. Ctenophora’ da yüzmeye yarayan kısım. Kaburga. Kimi kamçılı protozoonlarda (Trichomonadlarda), tekrarlayan kamçı ve dalgalı zarın altında bulunan hücre yüzeyi boyunca bir kinetozomdan çıkan belirgin çizgili çubuk

Tuber : Tümsek, yumruk biçiminde çıkıntı.

Tuberkulum : Tümsekçik, küçük çıkıntı.

Kaburga kemiği : Sayıları hayvan türlerine göre değişen, göğüs kafesinin yan duvarlarını biçimlendiren uzun kemikler, os kostale.

Numaralı : Belli bir numarası olan.

Kaburga : Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.

Numara : Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.

 

Tümsek : Küçük tepe, tüm, tümbek. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik.

Trans : Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme.

Kabur : Çatlak, yarık yerleri tutturmak için konulan teneke ya da gön parçası.

Tümse : Tepe, tümsek.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Omur : Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, fıkra.

Aynı : Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.

Üst : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.

 

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Tuberkulum kosta anlamı nedir?

İngilizce'de Tuberkulum kosta ne demek ? : tuberculum costae