Varfarinzehirlenmesi nedir, Varfarinzehirlenmesi ne demek

Varfarinzehirlenmesi; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Tüm hayvan türlerinde, fare zehri olarak kullanılan warfarinin tesadüfen tüketilmesi sonucu, vücutta yaygın, kendiliğinden oluşan ve kontrol edilemeyen kanamalarla belirgin zehirlenme.

Varfarinzehirlenmesi tanımı, anlamı

Varfarin : Pıhtılaşma faktörlerinin salgılanmasını baskılayan kumarinden elde edilen kristal özellikte kimyasal madde. Tromboembolizmin tedavisi amacıyla geliştirilmiş olsa da yüksek dozlarda fare zehri olarak kullanılır. K vitamini için özel panzehirdir. Formülü C6H4C3O(OH)(O)CH(CH2COCH3)C6H5, e.n. 161 °C, havadaki toleransı 0,1 mg/m3 ve yutulduğunda sağlığa oldukça zararlı olan, suda çözünmeyen, alkol ve eterde çözünen, fodentisit olarak kullanılan, renksiz, kokusuz, tatsız kristal halde bir madde

Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.

Zehirlenme : Zehirlenmek durumu. Yılan, arı ve benzerleri sokması sonucu görülen hastalık. Zehirli nesnelerin kana karışması yüzünden baş gösteren hastalıklı belirtiler. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan ve benzerleri maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma.

 

Tesadüfen : Rast gelerek, rastlantı sonucu olarak.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Kontrol : Denetleme. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Yoklama, arama. Denetçi, kontrolör.

Tesadüf : Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi. Rastlantı, rast geliş.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Kanama : Kanamak işi, nezif.

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Zehir : Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem. Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

 

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Kend : Kasaba, şehir.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Diğer dillerde Varfarinzehirlenmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Varfarinzehirlenmesi ne demek ? : warfarin poisoning