Yapıt kazancı nedir, Yapıt kazancı ne demek

Teknik terim anlamı:

Vergi yasalarına göre, yapıt hakkı karşılığı sağlanan ve vergi alınması gereken kazanç.

Yapıt kazancı anlamı, tanımı

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Kazancı : Kazan yapan, satan veya onaran usta. Kazanı ateşleyen kimse, ateşçi.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Yapıt : Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser. Yayın, kitap.

Yapıt hakkı : Sanat ürünü, estetik yapıt iyelerinin ve diğer yazarların meydana getirdikleri yapıtları nedeniyle taşıdıkları haklar. Herhangi bir kimsenin bir yapıtı (film, televizyon oyunu, oyunluk, beste, vb.) yaratmasından, gerçekleştirmesinden doğan ve yasalarla güvence altına alınan tüm hakları. Bir yapıt oluşturan kişiye tanınan ve yasalarla güvenlik altına alınan akçalı, öznel, izleme ve basım haklarının tümü.

Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.

Alınma : Alınmak işi.

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Hakk : Hak. Hak, hisse.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

 

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Diğer dillerde Yapıt kazancı anlamı nedir?

İngilizce'de Yapıt kazancı ne demek ? : copyright gain