Yoksulluk adası nedir, Yoksulluk adası ne demek

Yoksulluk adası; Şehir alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir kent içinde, düzentasara uygun olarak oluşmuş komşuluk birimleri arasında kalan ve bütün nitelikleriyle göze batan yoksul komşuluğu, bk. yoksul komşuluğu.

Yoksulluk adası kısaca anlamı, tanımı

Yoksu : Yoksa

Yoksul : Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.

Yoksulluk : Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.

Yoksul komşuluğu : Kalabalık, eski, yoğun nüfuslu, sıkışık yapılardan oluşan, halk sağlığı kurallarına uymayan düşük ölçünlü konutlardan oluşan ve anamalcı ülkelerin büyük kentlerinin özeklerinde rastlanan komşuluk birimleri.

Düzentasar : Kent ya da kasaba halkının sağlığını korumak, toplumsal, ekonomik ve ekinsel gereksinmelerini, iyi yaşama düzenini ve çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve kent verilerine dayanılarak oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel işlevler arasında denge kurup, eldeki ve sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için, varsa yeryazım durumu da belirtilen haritalar üzerinde toprak parçalarının kullanım biçimlerini ve başlıca bölge tiplerini gösteren, tüzel bir değeri olan onaylanmış belge. bk. ana düzentasar.

 

Komşuluk : Komşu olma durumu. Komşularla olan ilişki.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Bir ken : Bir kez. Bir kere, bir defa.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Komşu : Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad. Sınır ortaklığı bulunan, mücavir.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

 

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Bata : Arapça kökenli battâl: Büyük, işe yaramaz (Erzincan Merkez). Bu yıl: Bâta yağış fazla oldu. Bu kere, bu kez: Bâta unumuz iyi üvündü.

Diğer dillerde Yoksulluk adası anlamı nedir?

İngilizce'de Yoksulluk adası ne demek ? : slum area