Yumurtalık nedir, Yumurtalık ne demek
Yumurtalık; bir anatomi terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.
- Canlılarda dişi üreme hücrelerini veren organ, mebiz.
- Buzdolabında yumurta koymaya ayrılmış özel bölüm.
- Adana iline bağlı ilçelerden biri.
- Pişmiş yumurtayı içine dik olarak koymaya yarayan, fincana benzer kap

Yerel Türkçe anlamı:
Parmağın, tırnak altında kalan, iç ve uç bölümü.
Biyoloji'deki anlamı:
Bitki ve hayvanlarda dişinin yumurtalarını meydana getiren eşey organı. Ovaryum, dişi eşey organı, dişi üreme organı.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Yumurtaların meydana geldiği eşey organı, dişi eşey organı, dişi üreme organı, ovaryum.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Biri sağ, diğeri sol tarafta olan memeli dişi hayvanların üreme bezi, ovaryum. Dıştan germinatif epitel altında tunika albugineya adı verilen sıkı bağ dokudan oluşan ve korteksinde değişik gelişme evrelerinde foliküllerle korpus luteumun bulunduğu, üremede rol oynayan bazı hormonları salgıyan organdır.
Zooloji alanındaki anlamı:
(karşılık.ovaryum): Yumurtaları meydana getiren dişi eşeylik organı; dişi üreme organı.
İngilizce'de Yumurtalık ne demek? Yumurtalık ingilizcesi nedir?:
ovary, ovaire
Osmanlıca Yumurtalık ne demek? Yumurtalık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
mebîz, mebyiz
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Adana kenti, Yumurtalık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Mürşitpınar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Yumurtalık hakkında bilgiler
Yumurtalık, dölyatağının iki tarafında, geniş bağlar içinde bulunan simetrik iki bezin her biri. Yumurtalık, dişi üreme hücrelerini yani yumurtaları bulunduran bir dişi üreme organıdır. Ergenlik dönemine kadar içindeki yumurtalar olgunlaşmaz. Ergenlik döneminden sonra olgunlaşan yumurtalar teker teker rahime gider. Eğer yumurtalığın ağzı tıkanmışsa, buna Kısırlık denir.
Yumurtalık, 3-4 cm uzunluğundadır. Dölyatağı yumurtalık bağıyla dölyatağına, yumurtalık borusu yumurtalık bağıyla Fallop borusuna bağlıdır. Karınzarından bir kılıf ile De Graff foliküllerinden oluşan yumurta yapıcı bir tabakadan meydana gelir. De Graff foliküllerinin sayısı 700.000 civarındadır. Foliküller, üzeri damarlarla kaplı katılgan dokudan bir kılıfla çevrilidir. Foliküllerin içi yetişkin kadında önce bir epitel kütlesi halindedir, sonra bunun yerini tanecikli bir zar (epitel hücreleri), etrafı epitel hücrelerinden ibaret bir kursla çevrili bir yumurta ve merkezi bir sıvı alır.
Yumurtalığın çalışması iki yönlüdür. Yumurtalık bir yandan De Graff folikülünün olgunlaşıp çatlamasıyla zaman zaman bir yumurta bırakır (yumurtlama), diğer yandan folikülin ve lütein denilen iki hormon salgılar (dişilik hormonu). Folikülin doğrudan doğruya folikül tarafından salgılanır. Folikülün çatlamasıyla birlikte hormon miktarı birden çoğalır. ve yumurtlama meydana gelir. Lütein (progesteron) yumurtalığın "sarı cisim" denen De Graff folikülünün nedbesi tarafından salgılanır.
Yumurtalıklarda, katı ve sulu tehlikesiz urlarla birlikte habis urlar da görülebilir. Bazı urların iç salgılara etkisi olabilir. Genellikle bir salpenjite bağlı iltihaplar meydana gelebilir (salpengo-ovarit veya aneksit). Yumurtalıklarda sayı (eksiklik veya fazlalık), yer, şekil ve gelişme (hipoplazi) bakımından anomaliler olabilir. Bazı yumurtalık lezyonlarının (distrofi) sınıflandırılması güçtür.
Yumurtalık ile ilgili Cümleler
- Jale'ye 2013 yılında yumurtalık kanseri teşhisi kondu.
- Menopoz, yumurtalıkların başlıca fonksiyonlarının kalıcı olarak durmasıdır.
- Jinekoloji yumurtalıklar, rahim, vajina ve göğüslerin sağlığı ile ilgilenen tıbbi uygulamadır.
Yumurtalık anlamı, tanımı:
Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.
Hücre : Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Küçük oda. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze.
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Yumurta : Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Er bezi. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası.
Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Canlı yayın. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Hareketli, hayat dolu, dinamik.
Mebiz : Yumurtalık.
Koyma : Koymak işi.
Fincan : Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genellikle kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap. Elektrik tellerinin eklem noktalarına konulan porselenden yapılmış yalıtkan araç.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Benzeşim.
Buzdolabı : Yiyecek, içecek vb.ni soğuk olarak saklamaya yarayan, motorla çalışan dolap, soğutucu, frijider.
Bölüm : Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
Taraf : İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yön, yan, doğrultu. Yöre, yer. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri.
Adana : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Bağlı : Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Kapatılmış olan, kapalı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Sınırlanmış, sınırlı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Yumurtalık atardamarı : Dişilerde, erkeklerin a. testicularis'inin karşılığı olan ve aorta abdominalis'ten çift olarak çıkarak dorsal karın duvarından mezovaryuma, buradan da yumurtalığa ulaşan atardamar, arterya ovarika.
Yumurtalık folikülü : Yumurtalığın korteksinde çeşitli gelişim kademelerinde bulunan foliküllerden herhangi biri.
Yumurtalık gebeliği : Döllenmiş yumurtanın gelişmesini yumurtalık üzerinde sürdürmesi biçiminde görülen döl yatağı dışı gebelik, ovaryum gebeliği.
Yumurtalık kalkanı : Yumrukoyuncularının karşılaşma sırasında istemli ya da istemsiz vuruşlara karşı yumurtalıklarını korumak için taktıkları kauçuk, bakalit ya da plâstik koruyucu.
Yumurtalık kesesi : Yumurtalık cebi, Lig. ovarii proprium ile mesosalpinx arasında oluşan kese, bursa ovarika.
Yumurtalık kisti : Bir veya her iki yumurtalıkta yer alan on günden daha uzun süre varlığını sürdüren değişik sayılarda içleri sıvıyla dolu dinamik yapılar, kistik ovaryum dejenerasyonu, ovaryum kisti. Foliküler veya lüteal nitelikli olabilirler ve fertiliteyi olumsuz etkilerler.
Yumurtalık yangısı : Piyometralı ineklerde korpus luteumun patlatılması, sığırlarda karın zarı tüberkülozu ve brusellozis gibi leğen bölgesindeki hastalıkların seyri sırasında ve ender olarak görülen yumurtalık dokusunda oluşan doku reaksiyonu, ovaritis, ooforitis.
Yumurtalıkta folikül içi kanama : Buzağılarda, köpeklerin folikül kistlerinde ve ineklerin atretik foliküllerinde veya ovulasyon sırasında yumurtalıkta oluşan kanama. Kısraklardaki şiddetli olabilir ve ölümle sonuçlanabilir.
Yumurtalıkta seröz inklüzyon kisti : Yüzey epitelinin yumurtalık içine girmesi sonu oluşan patolojik boşluk. Hormonal olarak etkin değildir, ancak çok sayıda ve büyük olduklarında ovulasyonu engelleyebilirler.
Diğer dillerde Yumurtalık anlamı nedir?
İngilizce'de Yumurtalık ne demek? : [Yumurtalık] adj. ovarian
n. bursa, eggcup, gonad, ovary
Fransızca'da Yumurtalık : ovaire [le]
Almanca'da Yumurtalık : n. Eierbecher, Eierstock, Fruchtknoten
Rusça'da Yumurtalık : n. яичник (M), завязь (F)

Bu kısımda Yumurtalık nedir? Yumurtalık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yumurtalık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yumurtalık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.