Örtmecilik nedir, Örtmecilik ne demek

Örtmecilik; Tiyatro alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tiyatro'daki anlamı:

Kişilerin bir duyguyu olduğu gibi değil de, dolambaçlı, üstü örtülü olarak belirtme durumu.

Örtmecilik tanımı, anlamı

Örtme : Örtmek işi. Başörtüsü. Üstü kapalı, önü açık yer

Belirtme durumu : Yüklemi geçişli bir fiil olan cümlede fiilin doğrudan etkilediği, -ı/ -i, -u/ -ü ekini almış ad, yükleme durumu, yükleme hâli, akuzatif: sokağ-ı (temizlemek), ev-i (ısıtmak), okul-u (sevmek), yüz-ü (yıkamak) vb.

Dolambaçlı : Dolambacı olan. İçinden zor çıkılır, çapraşık.

Dolambaç : Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.

Belirtme : Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih.

Dolamba : Dönemeç, viraj. Salıncak. Dolaşık yol.

Örtülü : Örtüsü olan. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış. Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem. Gizli, saklı.

Duygu : Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Değil : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime.

Dolam : Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Oldu : Evet. Başüstüne.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Beli : Evet.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

De : Türk alfabesinin beşinci harfinin adı, okunuşu.

Diğer dillerde Örtmecilik anlamı nedir?

İngilizce'de Örtmecilik ne demek ? : eupheism