Öyrihalin nedir, Öyrihalin ne demek

Öyrihalin; Zooloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Zooloji'deki anlamı:

Çok çeşitli tuzluluk derecesindeki sularda yaşayabilme yeteneğinde olan organizmalar; bazı kabuklu hayvanlar gibi. karşıt stenohalin.

Öyrihalin tanımı, anlamı

Yaşayabilme : Yaşayabilmek işi

Stenohalin : Bazı mercanlar gibi çok az tuzluluk değişmelerine kendini uydurabilme ve ancak belirli tuzluluk derecelerinde yaşayabilme yeteneğinde olan organizmalar. Tuzluluk toleransı dar olan. Ancak pek az tuzluluk değişmelerine kendini uydurabilme ve çok kere ancak belirli tuzluluk dereceinde yaşayabilme yeteneğinde olan organizmalar;bazı mercanlar gibi. bk öyrihalin.

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Tuzluluk : Tuzlu olma durumu. Bir litre suda erimiş bulunan tuzların gram olarak belirlenmesi.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

 

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Yeten : Herkes. Süresi dolan, günü gelen kimse: Yatan ölmez yeten ölür. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. Süresi dolan, günü gelen. Tüm canlılar, herkes.

Tuzlu : Tuzu olan. Yapılışında tuz bulunan, tuzu çok olan. Çok pahalı.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Steno : Söylenen sözleri söylendiği kadar çabuk yazmaya elverişli, kısa ve yalın işaretlerden oluşan yazı yöntemi, stenografi. Bu yazı yöntemini kullanarak herhangi bir metni konuşma hızıyla yazan kimse, stenograf.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

 

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. “Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun” anlamında kullanılan bir isim”.

Yete : Sakatlık. Taraf.

Diğer dillerde Öyrihalin anlamı nedir?

İngilizce'de Öyrihalin ne demek ? : euryhaline