Acıklı güldürü nedir, Acıklı güldürü ne demek

Acıklı güldürü; Gösteri, Sinema alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Gülünç olaylar ile acıklı olayların birbirini izlediği, izleyicinin dikkatinin gülme ile acıma duyguları uyarılarak sürdürüldüğü, belirli kalıplara dayanan, büyük bir değer taşımayan sinema ya da televizyon yapıtı.

Teknik terim anlamı:

Tragedya ile komedya özelliklerinin bireşiminden ortaya çıkmış oyun türü. Acı bir görünümü gülünç bir durum ya da gülünç bir görünümü acı verici bir durum içinde gösteren oyun.

Acıklı güldürü tanımı, anlamı

Acık : Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. [Bakınız: acığ]. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. [Bakınız: acalma]. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap

Güldür : Küçük yayık (çocuklar için). Maşrapa, su bardağı.

Acıklı : Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

Güldürü : Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.

 

Televizyon yapıtı : Bir düşünce, yaratı ürünü olarak televizyon izlencesi. Türe açısından "fikir ve sanat eseri" niteliği taşıyan ürün.

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Tragedya : Trajedi.

İzleyici : İzleme işini yapan kimse.

Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Komedya : Komedi.

Bireşim : Parçaların veya ögelerin bir araya getirilip bir bütün olarak birleştirilmesi. Bu biçimde oluşan bütün. Sentez.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Dayana : Yenge.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Taşıma : Taşımak işi.

Çıkmış : Kirli çamaşır. Kirli, yıkanacak giysi ve benzerleri nesnelerin tümü.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Diğer dillerde Acıklı güldürü anlamı nedir?

İngilizce'de Acıklı güldürü ne demek ? : tragicomedy, tearjerker