Benzidin nedir, Benzidin ne demek
Benzidin; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.
Kimya'da terim anlamı:
Formülü NH2C6H4-C6H4-NH2, mol kütlesi 184,23 g, e.n. 127 °C olan , sülfatlar, kan ve yüksek değerlikli metallerin düşük miktarları için ayıraç olarak kullanılan , alkol ve asitte çözünüp, suda az çözünen ve kaynayan suda çözünen organik bir madde.
Benzidin tanımı, anlamı
Benzidin deneyi : Dışkıda kan bulunup bulunmadığını anlamak için yapılan deney. İki ml asetik asit üzerine yaklaşık olarak 3-5 mg benzidin eklenir, bu eritilerek üzerine bir kısım hidrojen peroksit eklenerek ayıraç hazırlanmış olur. Sulandırılmış dışkı örneği üzerine ayıraç dökülür, mürekkep mavisi renk dışkıda kan bulunduğunu gösterir
Mol kütlesi : Molekülü oluşturan atomların kütlelerinin toplamı.
Sülfatlar : İnorganik tuzları MHSO4 veya M2SO4 şeklinde bulunan ve organik esterleri primer alkollerin sülfatlanmasından elde edilen esterler olup uzun zincirli alkil sülfatların sodyum tuzlarının anyonik deterjan olarak kullanıldığı SO42- iyonu içeren sülfürik asit tuzları veya esterleri.
Değerlik : Bir öğeciğin ya da bir kökçenin öteki öğeciklerle ya da kökçelerle belirli oranlarda birleşebilirliği. Verilen bir öğeciğin ya da kökçenin hidrojen öğeciği ile birleşme oranını gösteren sayı. Bir atom ya da atom kümesinin, hidrojen atomu ya da eşdeğeriyle birleşebilmesine göre ölçülen kimyasal bağ yapabilme sığası. [Bakınız: yükseltgenme sayısı].
Çözünen : Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.
Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki).
Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.
Ayıraç : Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler, belirteç, miyar, reaktif.
Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.
Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.
Sülfat : Sülfürik asidin tuzu ya da esteri.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Alkol : Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.
Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
Kütle : Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.
Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.
Diğer dillerde Benzidin anlamı nedir?
İngilizce'de Benzidin ne demek ? : benzidin

Bu kısımda Benzidin nedir? Benzidin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Benzidin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Benzidin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.