Bire çok bağıntı nedir, Bire çok bağıntı ne demek

Bire çok bağıntı; Matematik alanında kullanılan bir terimdir.

Matematik'te terim anlamı:

Bir X kümesinin her elemanına, bir Y kümesinin birden çok elemanını karşılık getiren X 'den Y 'ye bir bağıntı.

Bire çok bağıntı anlamı, kısaca tanımı

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur

Bire : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!.

Bağın : İksa.

Bağıntı : Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

 

Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.

Eleman : Öge. Bir toplulukta çalışan insanların her biri. Kümeye ait varlıklardan her biri.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Birde : Birdenbire. Birden, aniden.

Kümes : Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer. Ufak ev.

Küme : Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

Elem : Acı, üzüntü, dert, keder.

Den : [Bakınız: dene]. Ekmek ve yemek kırıntısı. Derece. Tane. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Hububat tanesi, örgüde ilmik. Tane fasulye. Tane, tohum. Buyurun(yemek için): Den bakalım yemek yiyelim. [Bakınız: dendi]. Haydi.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Bire çok bağıntı anlamı nedir?

İngilizce'de Bire çok bağıntı ne demek ? : one to many correspondence, injective relation