Dovetail nedir, Dovetail ne demek

Dovetail; Gitar alanında kullanılan bir kelimedir.

Gitar terimi olarak anlamı:

Daha çok akustik gitar, klasik gitar ve kemanda uygulanan, sapın artan kısmının gövde içerisine sokulduktan sonra yapıştırılmasına dayalı geçme yöntemi.

Dovetail kısaca anlamı, tanımı

Dovet : Düğün

Yapıştırılma : Yapıştırılmak işi.

Klasik gitar : Sahip olduğu ses tahtası ve içi boş gövdesi sayesinde öz yankıyabilen ve oluşturduğu sesi ses deliğinden dışarı aktaran; tel gerilimi düşük, tiz telleri naylondan; etli saplı, geniş ve düz klavyeli gitar türü.

Akustik : Yankı bilimi. Yankılanım.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Dayalı : Dayanmış olan. Dayanarak, dayanmış bir biçimde. İlgili, dair, müstenit, mebni.

Klasik : Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. Sanatta kuralcı. Kökleşik. Alışılmış. XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser.

Yapış : Yapma işi.

Artan : Bakıyye (bk. kalan). Yarar, fayda. Üstünlük, meziyet, nitelik.

 

Sapın : [Bakınız: sarpın]. Un ve tahıl ambarı. Ekmek ve benzerleri konulmaya yarayan dört gözlü sandık.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Gitar : Genellikle ahşap gövdeli, perdeli, altı teli olan, telleri parmakla çekilerek veya pena ile vurularak çalınan bir telli çalgı.

Keman : Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz. Yay.

Daha : Henüz. Bunun dışında. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.

Sapı : Sarp, insan ve yol uğramayan yer.

İçer : Oda, oturma odası.

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Diğer dillerde Dovetail anlamı nedir?

Osmanlıca Dovetail : kırlangıç geçme