Ekzokrin nedir, Ekzokrin ne demek

Ekzokrin; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dış salgı.

Teknik terim anlamı:

Salgılarını kanallar aracılığıyla vücut boşluklarına veya dışarı salan bez sistemleri.

Ekzokrin tanımı, anlamı

Ekzo : Yunanca dışa doğru ya da sız anlamına gelen ön ek

Ekzokrin bezler : [Bakınız: dış salgı bezleri]. Dış salgı bezleri.

Ekzokrin pankreas yetmezliği : Pankreasın ekzokrin kısmı tarafından üretilen ve salınan sindirim enzimlerinin yetersizliği nedeniyle ishal, kilo kaybı, emilim ve sindirim bozukluğuyla belirgin sendrom. Pankreasın akut veya kronik yangısından veya idiyopatik pankreas atrofisinden kaynaklanır.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Dışarı : Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. Dışa, dış çevreye. Kişinin konutundan ayrı olan yer. Yurt dışı.

Boşluk : Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.

Salan : Sırayla ekimde köyce ekime ayrılan yer. Çevre, bölüm. [Bakınız: salı]. [Bakınız: salmalık]. [Bakınız: sala]. Bir yıl ekilip, bir yıl dinlendirilen tarla. Otlak. Sırayla ekilip dinlenmeye bırakılan tarla. Otlak, mera. Dinlendirilen tarla, toprak.

 

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Kana : Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

Sala : Sela.

Bez : Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.

 

Dış : Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

Diğer dillerde Ekzokrin anlamı nedir?

İngilizce'de Ekzokrin ne demek ? : exocrine, exocrin