Epidot nedir, Epidot ne demek
Epidot; Jeoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Jeoloji'deki terim anlamı:
Kayaç yapıcı mineral. (Ca2 (Al, F, Mn3) (OH/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, yeşil, kahverengi, sarı, seyrek olarak kırmızı ve kara; çizgi ak, gri; sertlik 6-7; yoğunluk 3.3-3.5; monoklinal.).
Epidot anlamı, tanımı
Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan
Monoklin : Her çiçekte stamenlerin ve pistilin bulunması. Aynı hifa üzerinde gelişen anteridyum ve oogonyuma sahip olma.
Yoğunluk : Yoğun olma durumu. Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite. Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet.
Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.
Mineral : Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde. İçinde inorganik maddeler bulunan.
Parıltı : Parıldama, göze çarpan parlaklık.
Sertlik : Sert, katı olma durumu. Sert, kırıcı, katı davranış, şiddet, husumet. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.
Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.
Monokl : Tek gözde kaş ile yanak arasına sıkıştırılan, çerçevesiz ve tek camlı gözlük.
Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.
Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.
Yapıcı : Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren. Yapı ustası. Önemli ve yararlı işler yapan. Olumlu.
Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.
Kırmı : Kene.
Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).
Kahve : Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.
Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.
Kayaç : Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir.
Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).
Diğer dillerde Epidot anlamı nedir?
İngilizce'de Epidot ne demek ? : epidote

Bu kısımda Epidot nedir? Epidot ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Epidot tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Epidot hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.