Erken gotik nedir, Erken gotik ne demek

Erken gotik; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir sözcüktür.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

Gotik üslûbun ilk dönemi. Yapı yüzeylerinin parçalandığı, yuvarlak kemerlerin sivri kemer olmağa başladığı, pencere açıklıklarının yükselip darlaştığı, tonozların ilk kez kaburgalar ile pekiştirildiği üslûp dönemi.

Erken gotik tanımı, anlamı

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü

Erken : Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı. Sabahın ilk saatlerinde.

Gotik : Gotça. Orta Çağ'a özgü. Gotlarla ilgili.

Yuvarlak kemer : (Mimarlık) Yarım çember biçimindeki kemer. Ay. bkz, eşeksırtı kemer, körkemer, ikizkemer, kemergözü, yüksek kemer, sivri kemer.

Açıklıkla : Açık bir biçimde, açık olarak.

Kemerler : Kastamonu ili, Boyalı nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu şehrinde, Kuzyaka bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Kaburga : Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

 

Açıklık : Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Pencer : Sebze. Pancar.

Yüksel : “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Pekiş : Çamursuz, kuru, sert yer.

Kabur : Çatlak, yarık yerleri tutturmak için konulan teneke ya da gön parçası.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Üslup : Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut.

Diğer dillerde Erken gotik anlamı nedir?

Almanca'da Erken gotik ne demek ? : frühgotik.