Fosforimetri nedir, Fosforimetri ne demek

Fosforimetri; Kimya alanında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.

Fosforimetri kısaca anlamı, tanımı

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P)

Analiz yöntemi : Maddenin yapısını araştırmak üzere kullanılan yöntem.

Görünür ışık : İzgenin gözle görülebilir bölümünde (1012 kHz) yer alan dalgalar, ışık dalgaları. Dalga boyları yaklaşık olarak 380 ile 780 nm. (nanometre) arasında olan ve doğrudan doğruya bir görsel duyulanma doğurabilen ışınım.

Fosforesans : Bir maddenin sıcaklık artışı olmaksızın ısıtılması, ışığa maruz bırakılması veya bir elektrik boşalımına uğratılması neticesinde elektronik triplet seviyesinden daha düşük singlet seviyesine ışığın sürekli emisyonu. Floresanstan farkı ilk ışınlama ile son ışımanın eş zamanlı olmamasıdır.

Uyarılma : Uyarılmak işi.

Ölçülme : Ölçülmek işi.

Görünür : Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

 

Analiz : Çözümleme.

Dayana : Yenge.

Numune : Örnek. Göstermelik.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Görün : Mezar, mezarlık.

Uyarı : Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih. Organizmada uyarım yaratan güç.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Uyar : Uygun, denk. [Bakınız: uyaroğlu]. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Diğer dillerde Fosforimetri anlamı nedir?

İngilizce'de Fosforimetri ne demek ? : phosphorimetry