Handikap nedir, Handikap ne demek

Handikap; kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • Engel.
  • At yarışlarında binicilerle eyerin toplam ağırlığının, atların koşuyu kazanma şansını etkileyecek biçimde ayarlanması

"Handikap" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Esaslı dokümantasyona ve teknik hünerlere karşın, en büyük handikapları, bu yaşanmışlık sıcaklığından yoksun oluşları idi." - H. Taner

Handikap hakkında bilgiler

Handikap, spor karşılaşmalarında ve yarışmalarda kazanma şanslarını eşitlemek amacıyla rakiplerin değişik yetenek ve özelliklerini dengeleme yöntemi. İngilizce'de engel anlamına gelen handicap sözcüğünden Türkçe'ye geçmiştir. Handikapın genellikle karmaşık olan birçok biçimi vardır.

At yarışlarında handikapör denen bir pist görevlisi daha önce yarışlarda ulaştıkları hıza göre atlara ağırlıklar takabilir. En hızlı olduğu düşünülen at en fazla ağırlığı taşımalıdır. Tırıs koşuda atlar bazen yarışa değişik yerlerden başlar. Böylece en hızlı olduğu düşünülen at en uzun mesafeyi koşmak zorunda kalır.

Eyeri ile tartılan jokeyin, yönetmeliklere göre ağırlığının az gelmesi durumunda, bu ağırlık eşitsizliği (öteki yarışmacılarla aradaki ağırlık farkını kapatmak üzere) eyerin iki yanına madraba denilen kurşun levhalar konularak ayarlanır.

 

Yelkenli yarışlarında, değişik yapı özelliği olan tekneler en hızlı teknenin yarışı tamamladığı gerçek süreye fazladan bir sürenin eklenmesine dayanan çeşitli handikap formülleriyle yarışırlar. Böylece bir yarışın galibi bazen yarışı ilk bitiren tekne değil, yapım özelliğine göre en iyi performansı gösteren tekne olur. Zaman handikapı, çeşitli rating gemilerinin katıldığı bir açık deniz yat yarışında ya da bir yelken yarışında bir yatın başka bir yata zaman olarak verdiği aradır.

Handikap tanımı, anlamı:

Yarış : Yarışma, rekabet. Yarışma.

Eyer : Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.

Kazanma : Kazanmak işi.

Şans : Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum. Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht, talih, felek. Bir olayın olabilirliği.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz.

Ayar : Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü. Değer, derece. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi. Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü.

 

Engel : Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap.

Binici : Ata binen kimse.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

Spor : Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.

Karşılaşma : Karşılaşmak işi. İki sporcu veya iki takım arasında, karşılıklı olarak kazanmak amacıyla yapılmış olan yarışma, maç.

Yarışma : Başkalarından üstün olmaya çalışma. Yarışmak işi, müsabaka. Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet. Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım.

Handikap koşu : Atların koşu kazanma şanslarını eşitlemek amacıyla atlara farklı ağırlıkların yüklenerek koşturuldukları koşu.

Handikaplı : Engeli olan. İlgili cümle: "“Üstün yeteneklerine, çalışmalarına karşın virtüözlükte handikaplıydı.”" C. Külebi.

Handikapsız : Engeli olmayan.

Diğer dillerde Handikap anlamı nedir?

İngilizce'de Handikap ne demek? : [Handicap (das) ] n. (also: Handikap) handicap, disadvantage, hindrance

n. handicap, allowance

Fransızca'da Handikap : handicap [le]

Rusça'da Handikap : n. гандикап (M)