Heterodont nedir, Heterodont ne demek

Heterodont; Biyoloji, Anatomi, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Çeşitli amaçlar için farklılaşmış değişik biçimli dişlere sahip olan.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Değişik biçimli dişleri olma.

Zooloji'deki anlamı:

Çeşitli amaçlar için farklılaşmış değişik biçimli dişlere sahip olan, karşıt homodont.

Teknik terim anlamı:

Birden fazla farklı diş tipine sahip olan.

Heterodont anlamı, kısaca tanımı

Hete : Hata, yanlışlık

Hetero : Yunanca diğer anlamına gelen ön ek. Farklılığı veya benzemezliği ifade eden Latince bir ön ek.

Heterodont diş : Kesici, köpek ve öğütücü dişlerden oluşmuş diş grubu.

Homodont : Bütün dişleri birbirinin aynı yapılışta olan. Aynı biçimli dişlere sahip olma. Bütün dişleri birbirinin aynı yapılışta olan, karşıt heterodont.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

 

Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Birde : Birdenbire. Birden, aniden.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.

 

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Homo : Yunanca aynı anlamına gelen ön ek. Eş, türdeş anlamında Latince bir ön ek. İnsan.

Diğer dillerde Heterodont anlamı nedir?

İngilizce'de Heterodont ne demek ? : heterodont, heterodonty, heterodonte