Kamaka nedir, Kamaka ne demek

Teknik terim anlamı:

Zemine bağlı olan süngerleri ağırlığının yana yatırılmasıyla sökerek çıkaran sünger zıpkını.

Kamaka anlamı, kısaca tanımı

Kamak : Fırıncıların kullandıkları ucu eğri sırık. Beceriksiz, tembel, uyuşuk

Kama : Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti.

Süngerler : Vücutları içten dar ve uzun kanalcıklardan oluşan, dıştan bu kanalcıklara açılan deliklerle kaplı, çoğu kayalara tutunmuş olarak koloniler durumunda yaşayan hayvanlar takımı.

Yatırılma : Yatırılmak işi.

Zıpkın : Büyük balıkları vurup çekmeye yarayan ucu çengelli mızrak.

Sünger : Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan. Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti.

Yatırı : Yıkılmış, kesilmiş, kuru kütük. Eğimli.

Söker : Bedende yara ya da çıban oluşturan, geçici, ateşli hastalıkların tümü.

 

Sünge : Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. [Bakınız: sürgü].

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Zemin : Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Yatır : Doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan kimsenin mezarı.

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına.

Zemi : Tarla.

Söke : Aydın iline bağlı ilçelerden biri.

Yatı : Gidilen yerde geceyi geçirme.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

Diğer dillerde Kamaka anlamı nedir?

İngilizce'de Kamaka ne demek ? : plummet