Medulla içi fiksasyon nedir, Medulla içi fiksasyon ne demek
Medulla içi fiksasyon; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kemiklerin ilik kanalına metalik veya organik implantlar yerleştirilerek yapılan osteosentez işlemi.
Medulla içi fiksasyon kısaca anlamı, tanımı
Fiksasyon : [Bakınız: tespit]. Tespit
İçi : Bir memleketin saygı duyulanı, ileri geleni. İçin.
Medulla : Bir organ ya da dokunun merkezi kısmı, korteksin iç kısmı. Bir organ veya dokunun merkezi kısmı, korteksin iç kısmı. İlik, öz.
Osteosentez : Kırık kemik uçlarının metalik, sentetik veya organik araçlarla, değişik yöntemlere göre birleştirilip tespit edilerek kemik bütünlüğünün sağlanmasına yönelik yapılan ameliyat.
Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
İmplant : Ekit. Vericiden alınan doku parçası veya organı alıcı vücuduna tutturma; hasta doku veya organın çıkarılışını takiben yerine doku veya organı yerleştirme. Vücut dokusu içine ilaç veya radyoaktif madde yerleştirme. Vücuda yerleştirilen doku parçası, ilaç veya radyoaktif madde.
Metalik : Madensel, madenle ilgili. Metal gibi parlak olan. Madenden yapılmış, madenî.
Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki).
Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.
Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.
Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Kana : Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.
Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Meta : Mal, ticaret malı. Sermaye.
Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.
İlik : Giysi, yorgan çarşafı, yastık kılıfı vb.nin gereken belirli yerlerine düğmenin geçirilebilmesi için iplikle örülerek, parça geçirilerek veya biye ile yapılan küçük yarık. Kemiklerin iç boşluklarını dolduran yağlı madde. Düğme. Yaka. Temiz. Söz götürüp getiren. Küçük sepet. -den başlayarak, -den sonra, -den beri: Ali tarlayı bundan ilik sen sür, bundan ilik ben süreyim. Kabak ve fasulyelerin uzayan kısımları: Kabak ilikleri bu sene çok uzadı. Kemik iliği, ilik. Düğme. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta; Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Düğme deliği. (İnönü Eskişehir). Düğme dikilen yer. (Aksaray Niğde). Ağaç çuvaldız. (Saçıkara İslahiye Gaziantep). Samanın çekilme zamanında arabaya takılan çulu yan direğe bağlayan halka. (Yeşilova Aksaray Niğde). Kağnının yan kanadının basamakları. (Gücünkaya Aksaray Niğde).
Diğer dillerde Medulla içi fiksasyon anlamı nedir?
İngilizce'de Medulla içi fiksasyon ne demek ? : intramedullar fixation

Bu kısımda Medulla içi fiksasyon nedir? Medulla içi fiksasyon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Medulla içi fiksasyon tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Medulla içi fiksasyon hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.