Poşa nedir, Poşa ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kalbur, elek yapan ve satan.

Çingene.

Çingene kadını.

Çingene// poşa puşa: poşa gibi topluluk, çingenevari bir topluluk.

Poşa anlamı, kısaca tanımı

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl

Çingene : Hindistan'dan çıktıkları söylenen, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan bir topluluk, Çingen, Kıpti, Roman. Bu topluluktan olan kimse, Çingen, Kıpti, Roman.

Çingen : Çingene.

Kalbur : Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek.

Çinge : Kıvılcım. Balıkesir şehrinde, Edincik bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Satan : 1.Kalça. 2.Bacak. Bacakların birleştiği yer. Zaten. Oyluk.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

 

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Sata : Üzüm salkımı.

Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

Puşa : Mısır koçanını örten yapraklar.

Çing : Çınlama sesi - çing etmek: çınlamak. Çin tiyatrosundaki yüzleri boyalı tiplere verilen ad.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Poş anlamı nedir?

İngilizce'de Poş ne demek ? : pouch