Safik nedir, Safik ne demek

Safik; Edebiyat, Yazın alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Edebi anlamı:

Eski Yunan kadın ozanı Safo’nun çıkardığı söylenilen bif tartı çeşidi.

Teknik terim anlamı:

Eski Yunan kadın ozanı Safo'nun bulduğu söylenilen on bir heceli dize biçimi.

Safik anlamı, kısaca tanımı

Safi : Katıksız, duru, temiz. Net. (sa:'fi) Yalnız olarak, yalnız, sadece

Söyleni : Halkın gerçeklik ve doğruluklarını düşünmeden benimsediği, aslında uydurma kişilerle olaylardan kurulu olan, geleneksel anlatı türü. bk. nedenli söylence, karşılığı masal, saga, öykünce.

Heceli : Herhangi bir sayıda hecesi olan.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Tartı : Ağırlık. Yelkenleri indirip kaldırmaya yarayan ip. Oran, ölçü, karar. Tartma aleti, çeki.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Yuna : Belleme (II).

Biçi : Erkek çocuk.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

Dize : Şiirin satırlarından her biri, mısra.

Hece : Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği, seslem. Hece ölçüsü.

Tart : Kovma, çıkarma. Kalıpta pişen bir tür meyveli pasta.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

Ozan : Şair.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

On : Dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı. Dokuzdan bir artık.

Diğer dillerde Safik anlamı nedir?

Fransızca'da Safik nedir ? : saphique