Uyaran genellemesi nedir, Uyaran genellemesi ne demek

Uyaran genellemesi; Psikoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Psikoloji'deki anlamı:

Deney hayvanının belirli bir uyaran karşısında belirli bir tepki yapmayı öğrendikten sonra, bu uyarana benzeyen başka uyaranlar karşısında da aynı tepkiyi göstermesi.

Uyaran genellemesi kısaca anlamı, tanımı

Uyar : Uygun, denk. [Bakınız: uyaroğlu]. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse

Gene : Yine.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Genelleme : Genellemek işi. Bir işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası veya kuram. Zihnin genel düşünceler yapması işlemi veya özelden genele geçiş, tamim.

Uyaran : Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih. Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı. Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı.

 

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Öğrendik : Elâzığ şehri, Ağın ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Tepki : Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel, reaksiyon. Herhangi bir etkiye cevap olarak doğan, genel olarak olumsuz söz veya davranış. Karşılık verme.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Deney : Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Beli : Evet.

Öğre : Eğitim.

Diğer dillerde Uyaran genellemesi anlamı nedir?

İngilizce'de Uyaran genellemesi ne demek ? : stimulus generalization