Yavuzlu nedir, Yavuzlu ne demek

Yavuzlu; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Erzurum şehri, Pasinler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kilis şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Yavuzlu tanımı, anlamı

Yavu : Yitik. Akılsız, sersem. Yabanıl, insana sokulmayan (insan, hayvan). Tembel, ağır davranışh. [Bakınız: yavı]. Çirkin. Yersiz, biçimsiz söz. Anlamsız konuşan, geveze. Yahu. [Bakınız: yava]. Antalya şehrinde, Kale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum şehrinde, İskilip ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kütahya şehri, Simav ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sivas kenti, Karayün bucağına bağlı bir bölge. Sivas şehrinde, Yavu nahiyesine bağlı bir yer

Yavuz : Güçlü, çetin. İyi, gürbüz, güzel. Kötü, fena.

Yavuzluğa uğratmak : Kötü duruma düşürmek.

Yavuzluk etmek : Fenalık yapmak, kötü muamele etmek. Çatışmak, maraza etmek. Azgınlık, haşarılık etmek.

Yavuzluk : Yavuz olma durumu. Yavuzca davranış.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Pasinler : Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

Erzurum : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Kilis : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Kilis, Gaziantep'in ilçesi.

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

 

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Kili : Bağ ve bahçe duvarı. Tarla sınırı. Kabuksuz ceviz. Eşyanın ince, zayıf kısmı. Dört ölçek : Beş kili buğdayım var. Sonra.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Yavruya bağlı güç doğum anlamı nedir?

İngilizce'de Yavruya bağlı güç doğum ne demek ? : fetal dystocia