Yazılıkaya nedir, Yazılıkaya ne demek
Yazılıkaya; Tarih, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Tarih terimi olarak anlamı:
Boğazköy'de Hititler'in yapmış oldukları büyük anıtın adı.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Eskişehir şehri, Han ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yazılıkaya anlamı, kısaca tanımı
Yazıl : Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri
Yazılık : Düzlük, ova. Bir gazete veya dergide yahut bir edebiyat eserinde kendinden önce veya sonra gelenle ilgili olmıyarak başlı başına bir bütün meydana getiren yazı.
Yazı : Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü. Düz yer, ova, kır. Yazgı. Harfleri yazma biçimi. Alfabe. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale.
Yazılı : Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Yazılı sınav. Geçerli olan, nominal. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.
Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.
Eskişehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Yerleşim : Yerleşme, iskân.
Boğazköy : Aksaray ili, Sarıyahşi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Amasya kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Balıkesir ilinde, Şamlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Batman şehri, Gercüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bingöl kenti, Yayladere ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Burdur ilinde, Kızılkaya nahiyesine bağlı bir yer. Bursa ilinde, İnegöl ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bursa kenti, Karacabey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bursa şehrinde, Mustafakemalpaşa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır ilinde, Dicle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır şehrinde, Ergani belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Hakkâri kenti, Şemdinli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Isparta ili, Sütçüler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İstanbul ili, Gaziosmanpaşa belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kars ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kütahya ili, Simav belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Nevşehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sakarya kenti, Doğançay nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas ilinde, Gölova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Yozgat kenti, Akdağmadeni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Hitit : MÖ XX-XII. yüzyıllar arasında Anadolu'da, XII-VIII. yüzyıllar arasında Hatay ve Kuzey Suriye'de devletler kurmuş olan eski bir ulus, Eti.
Boğaz : Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.
İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.
Oldu : Evet. Başüstüne.
Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).
Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.
Boğa : Damızlık erkek sığır. Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Diğer dillerde Yazılık tutma zorunluluğu anlamı nedir?
İngilizce'de Yazılık tutma zorunluluğu ne demek ? : accounting obligation

Bu kısımda Yazılıkaya nedir? Yazılıkaya ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yazılıkaya tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yazılıkaya hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.