Zehir çengeli nedir, Zehir çengeli ne demek

Zehir çengeli; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Örümceklerde (Araneida) başlıgöğsün (sefalotoraks) ön bölgesinde bulunan ve bir zehir kesesine bağlı olan bir tip ekstremite. Keliser.

Zooloji'deki anlamı:

(karşılık: keliser), ön bölgesinde bulunur ve bir zehir kesesine bağlıdır.

Zehir çengeli kısaca anlamı, tanımı

Zehir : Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem. Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı

Sefalotoraks : [Bakınız: başlıgöğüs]. Baş ve göğsün kaynaşmış biçimi. Pentastomida’larda, birçok kabuklularda ve kimi Chelicerata’larda baş ve göğüsün birleşmesiyle meydana gelen bir önceki tagmatayla sınırı belirgin olmayan fonksiyonel yapı. [Bakınız: başlı-göğüs].

Ekstremite : Etraf ya da uç parçaları. Omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Uç kısımlar, canlılarda segmentlere bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Etraf ya da etrafın uç parçaları; omurgasız hayvanlarda bölütlere bağlı olan ve belirli görevleri bulunan ve hareket edebilen çıkıntılar; bacaklar, kanatlar, duyargalar ve ağız parçaları gibi.

 

Örümcekler : Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Örümcek : Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Bu hayvanın ördüğü ağ. Yürüteç.

Ekstrem : Aşırı. Sıra dışı. Uç.

Keliser : [Bakınız: zehir çengeli]. Örümceklerin, kenelerin ve akarların bulunduğu Chelicerate eklem bacaklılarda, beslenme işleminde en önemli fonksiyona sahip olan, vücudun en önünde bulunan bir çift ek yapı.

Başlıg : Başlık, bk. başlug.

Örümce : Örümcek.

Ekstre : Öz. Hesap özeti. Özüt.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Keses : Baştaki kepek.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Başlı : Başı olan.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Keli : Taş ve toprak yığarak yapılan bağ, bahçe ve tarlaların sınırı. Dağ ve tepelerin eteği. Dağ ve tepenin en yüksek noktası. Taşlı, verimsiz tarla. Aşı yapmak için alınan filiz. Yurt. Tarla sınırı. Sebze karığının kenarı (Çayağzı). Çok yüksek olmayan tepe.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sefa : Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma. Eğlence, zevk, neşe.

Diğer dillerde Zehir çengeli anlamı nedir?

İngilizce'de Zehir çengeli ne demek ? : chelicere