Basılmış nedir, Basılmış ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Türlü sebeplerle basıldığına inanılan ve bu yüzden hastalanan loğusa kadın, yürümesi geciken çocuk.

Basılmış ile ilgili Cümleler

  • Yöneticiler tarafından aksi kararlaştırılmadıkça, şirket kaşesi varsa ve bir belgeye basılmışsa, belge ayrıca en az imzayı onaylayan bir tanığın huzurunda bir yetkili kişi tarafından imzalanmış olmalıdır.
  • Yeni basılmış kitaplar güzel kokuyor.
  • Keşke yeni basılmış kitapların bir listesini yapsan.
  • Ana ofis polis tarafından basılmıştı.
  • Ev polis tarafından basılmıştı.

Basılmış anlamı, tanımı

Bası : Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon

Basılmış yapıtlar : Basım yolu ile çoğaltılmış yapıtlar.

Basılmış yazılı yapıtlar : Okunmak üzere her türlü araçla (kalem, basım, fırça, yazı makinesi v.b.) düzenlenen bütün düşünce ürünleri.

Bu yüzden : Bundan dolayı.

Yürüme : Yürümek işi.

Yüzden : Sebebiyle.

Yüzde : Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik. Herhangi bir sayı ile kullanıldığında yüze bölünen bir şeyin o kadarlık parçasını belirten bir söz.

Gecik : Dizkapağı. Süslü, güzel, zarif, şık (kimse). Uyuz hastalığı.

 

İnanı : Tartışılmadan ve sınanmadan doğruluğuna ya da geçerliğine inanılan bilgi.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Sebe : Çaba.

Geci : Çuval. Köpek yiyeceği, yal. Gece. Gece vakti.

İnan : İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

Diğer dillerde Basılı örnek anlamı nedir?

İngilizce'de Basılı örnek ne demek ? : printed form